Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Örgütü içinde söz hakkı ve kimliğini ‘eski partili’ olmaktan alan, son günlerin parti içindeki muhalif oluşumu…
Kamuoyuna değil kendilerine açıklama yapmak için bir araya geldikleri ilk kahvaltılı buluşmalarının ardından akıllarda soru işareti bırakmaya devam ediyorlar. Koca Çınarların her sosyal demokrat çizgiye yakın bulunan siyasi partideki gibi net talepleri var. Parti içi demokrasiden başlayan bu talepler şeffaf yönetim, katılımcı örgüt ve hakim huzurunda yapılması talep edilen ön seçime kadar uzanıyor…
Sadece fikir birliği değil, ‘aidiyet’ ve ‘dışlanma’ duyguları Koca Çınarları bir araya getiren ana unsur… Odunpazarı İlçe Başkanlığına aday olan Şenol Beycan’ın grup adına açıklamalarda bulunduğunu, grubun ağırlıklı olarak mevcut belediye başkanlarıyla ters düşmüş, delege seçimleri sırasında iddiasının karşılığını bulamamış isimlerden oluştuğunu düşünürsek oluşum sürecinin kongre döneminde başladığı aşikar…
Bu süreç ve il yönetimine paralel çıkışlarıyla Koca Çınarlar, İl Başkanı Talat Yalaz, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’a karşı olduklarını açıkça belli ediyor…
*
Mevcut il yönetimi ve belediye başkanlarına karşı çıkmanın yanlış siyaset göstergesi olduğunu düşünmüyorum. Siyasetin en önemli mihenk taşı niyettir. Bu durumda da Koca Çınarlar’ın niyetinin sorgulanması; eleştirilmesi ve övülmesi de normal… Ama oluşumun tanımlamasını doğru yapmak açıklamaların satır aralarına sıkışmış cümleleri de okumak için önemli.
*
Yüz yılı aşmış bir siyasi partinin hele hele kitle partisi haline gelen CHP’nin kendi içinden yeni ideolojik gruplar ve oluşumlar doğurması beklenmeyecek bir gelişme değil. İdeolojik zeminde yapılan tartışmalar doğal kimyanın bir yansıması olsa da açıklamalarda söylenmeyenlerin ‘parti ve şehrin iyiliği için’ kılıfıyla kamuoyuna sunulması aynı derecede yanlış… Koca Çınarlar’ın hatası burada başlıyor. CHP’nin ihtiyacı olan parti içi muhalefeti sağlayarak yönetimi ve güçlü aktörleri uyarırken samimiyetle de sınanıyor. Ve kamuoyu hala samimiyetlerinden emin olamadı…
Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi içinde Koca Çınarlar’ın kendisi de muhalefet ettiği aktörleri de samimiyetle açıklama yapmıyor. ‘Parti içi meselesi’ olarak görünen durum kamuoyuna ‘zarar’ olarak yansıyor. Bunu demokrasiye çevirebilmek elbette mümkün.
Karşılıklı adım atmak. Koca Çınarlar’ın eleştirilerinde kişisel çıkarlarıyla değil toplumsal menfaat içinde olduklarını, CHP’ye iktidar yolundaki eksikleri gidermek için çalışacaklarını göstermeleri lazım.
Mevcut siyasi aktörlerin de önyargısız şekilde kendileriyle iletişim kurmaları gerekiyor…
*
Aksi taktirde seçimlerde sandıktan başarıyla çıkan CHP’nin, kendi içindeki çatışmaya hapsolduğu eleştirileri giderek büyür. Bu hem Koca Çınarlar’ın suni bir hesaplaşmanın aparatı olduğu eleştirisini büyütür, hem de CHP’nin enerjisinin sandığa değil iç çekişmelere harcandığı algısını kalıcılaştırır.
Ve o zaman tartışma demokrasiye değil, sadece taraflara yazar.
CHP’ye üye olan tüm yurttaşların amacı katılımcı demokrasi, şeffaf yönetim ve adil bir seçme/seçilme hakkıysa ilk adım meseleyi kişisel hesaplaşmaların gölgesinden çıkarmak olmalı… CHP’nin asıl sınavı iç muhalefeti bastırmak değil; onu yönetebilmek!