Sağlıklı bir yaşam için doğru beslenmenin önemini kavramaya başlayanların sayısının da artmasına bağlı olarak, vücudun gerek duyduğu besin maddelerini yeterince sağlamak amacıyla çeşitli gıda kaynaklarını bir arada tüketebilme olanağı sağlayan salata çeşitlerine duyulan ilgi de giderek artmaktadır.

Yemeğe ayıracak zamanı kısa olanların ve öğünlerinin bazılarının daha hafif fakat aynı zamanda besleyici olmasını isteyenlerin de en çok tercih ettikleri yiyecekler arasında yer alan salatalar, bir bakıma da sofraya lezzet katıp, renklendirmektedir.

Salata denince ilk akla gelen sebzelerin başında marul gelir. Marul ülkemizde hemen hemen her mevsim salatalarda, sandviçlerde kullanılır, çiğ köfte, mercimekli köfte, kısır, batırık gibi gıdaların yanında yer alır, spor ve diyet yaparken hazırlanan içeceklerde çiğ olarak kullanılır. Marul çeşitli renklerde(sarı, yeşil, kırmızı/yeşil, kırmızı) ve farklı şekillerde olabilmektedir. Yaprak şekli, boyutu, baş oluşumu, gövde tipine göre kısımlara ayrılmakta ve bunlara göre farklı isimler de almaktadır. Salatalarda kullanılan ve çiğ olarak tüketilen marul faydalı birçok besin maddesi içermektedir. Marulun yarayışlı içeriği, çeşidine ve yetiştirildiği mevsime (zamana) göre değiştiği gibi, kullanılan yaprağın içte veya dışta olmasına göre de farklılık göstermektedir. Bunların yanında yetiştirildiği yerin toprak özellikleri, sulama, gübreleme, yetiştiği mevsim, ışık kalitesi ve miktarı, hasat sonrası uygulanan işleme ve depolama gibi koşullarda besin içeriğini etkilemektedir.

Marulun kıvırcık, düz yapraklı, iceberg (aysberg),roka marulu, kırmızı, yeşil/kırmızı vb. pek çok çeşidi bulunmaktadır. Marul, ona renk, tat ve koku kazandıran ve sağlık üzerinde önemli faydalı etkilere sahip polifenoller, karetonoidler, flavonoidler, vitaminler (A,B, C, K, E) ve mineraller(potasyum, kalsiyum, demir, magnezyum, manganez vb.) ve lif içerir. Düşük kalorili, düşük yağlı ve düşük sodyumlu bir salata sebzesidir. Marulda bol bulunan polifenoller serbest radikallere karşı koruyucu, iltihabı, şeker hastalığını, kanseri önleyici ve kardiovasküler hastalıklara karşı koruyucudur. Marul ne kadar yeşilse o kadar karotenoid miktarı fazladır. Marulda dış yapraktan içeriğe doğru gidildikçe karotenoid miktarı azalmaktadır. Karotenoidler bağışıklığı güçlendirici, kansere karşı ve göz, cilt sağlığını koruyucudur. Marul, B grubu vitaminleri, askorbik asit(C vitamini) ve tokoferoller dahil olmak üzere, sağlığa yarar sağlayan fitokimyasallar ve diğer bazı vitaminler açısından da zengin bir kaynaktır. Marul B vitaminlerinden en çok B9(folat) içerirken, bunun yanında tiamin (B1), riboflavin (B2), nikotinamid (B3), pantotenik asit(B5) ve piridoksin (B6) de bulunmaktadır. Bu vitaminler bakımından türler arasında farklılık belirlenememiştir. Kemik sağlığını, kalp-damar hastalıklarından korunma ve kan pıhtılaşmasına yardım eden vitamin K yönünden tüm marul çeşitleri iyi bir içeriğe sahiptirler. Marul tüketiminin insan vücudunda antioksidan durumunu iyileştirdiği buna kırmızı ve kırmızı/yeşil marulun daha fazla katkı sağladığı görülmüştür.

Antioksidan miktarı (karotenoidler, flavanoidler, vitamin ve mineraller) çeşide, bitki ve yaprak kısmına, hasat zamanına göre değişmektedir. Yaz aylarında yetişen marulların antioksidan kapasitesi yüksektir. Marulda dış yapraklar hem suda hem de yağda çözünen antioksidanlar açısından zengindir. Antioksidanlar, tansiyon ve kan şekerini ayarlayıcı, kanser engelleyici, bağışıklık destekleyici, bakteri, mantar, virüs öldürücü, kolestrol düşürücü, ateşi engelleyici etkiye sahiptir. Marul çeşitleri arasında kırmızı ve kırmızı/yeşil türlerin sağlığa yararı daha fazladır. Karbonhidrat, yağ ve protein içeriği ve kalorisi düşüktür. Marul salatalarının haşlanmış tahıl, baklagil, yumurta, közlenmiş kırmızı ve yeşil biber, domates, kuru yemişler ile zenginleştirilip tüketilmesi daha faydalı görülmektedir. İyi bir şekilde yıkanıp, temizlenmezse böbreklerde kum oluşumuna neden olabileceği için marul, karbonatlı suda yıkanmalı, sirkeli suda bekletilmeli, sonra tekrar sudan geçirilmelidir.

Mineral ve vitaminlerini hızla kaybeden bir sebze olduğu için tüketimine kadar bir kağıt havluya sarılarak bir naylon torbaya konulmalı, içine bir nefes üfleyip karbondioksid verildikten sonra torba ağzı bağlanıp buzdolabında muhafaza edilmeli ve kısa bir süre içinde de tüketilmelidir. Kilo kontrolü sağlamak, sağlıklı ve dengeli beslenmek için yemeklerin yanında veya ara öğünlerde, günde en az bir kase farklı renklere sahip salatalık sebzelerin karışımından tüketilmesi çok faydalıdır.