Yapraklı yeşil sebzeler insan sağlığına önemli ve olumlu katkılarıyla bilinmektedir.

Bunlar arasında en dikkat çekenlerden birisi maydanozdur. Kendine özgü lezzeti, rengi ve aromatik özellikleri olan maydanoz, günümüzde daha çok çorbalar, güveçler, salata ve soslar gibi birçok yemeğe renk ve tazelik katmak için genellikle dekoratif bir unsur olarak kullanılsa da antik çağlardan beri sadece mutfak bitkisi olarak değil, içerisindeki maddeler dolayısıyla sağlık yararları sağlayan, hastalıklardan korunma ve tedaviye yardımcı olarak kullanılan bir üründür. Bunların yanı sıra ilaç, parfüm, sabun, kozmetik endüstrisinde de kullanılmakta olan maydanoz, yaşama zindelik katan özel bir yeşilliktir. Yapısal olarak su ve çeşitli kimyasal öğelerden oluşan maydanozda, iki ana kimyasal öğe vardır. İlki, bitkinin büyüme, gelişme ve neslinin çoğalması için metabolik süreçte yer alan karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitaminler ve mineraller gibi besin öğeleri, ikincisi bitkiyi mikrop, böcek, radyasyon ve fiziksel stresten koruyan kimyasal maddelerdir. Kimyasalların bir bölümü diyet posası olarak insanın sindirim sisteminin çalışması için de önemlidir. Diğer bölümü ise insan vücudunu tehdit altında tutan ve kötü çevre faktörleri ile oluşup, vücuda zarar veren maddelere karşı koruyan antioksidanlardır. Vücudun dışardan alması gerekli olan vitamin ve minerallerce zengin olan maydanoz, karbonhidrat, protein ve yağlarca fakirdir. Maydanoz C, A, E (alfa tokoferol),K(K1), B kompleks vitaminleri dahil olmak üzere mükemmel bir vitamin çeşitliliğine sahiptir. Maydanoz portakalın 3 katı C vitamini, ıspanaktan fazla demir içerir.

C vitamini, bağışıklık fonksiyonunu destekleyen, demir emilimini artıran güçlü bir antioksidandır. K vitamini kan pıhtılaşması ve kemiklerde kalsiyum kullanımı için önemlidir. Maydanozda bulunan beta karoten A vitamininin öncüsüdür, A vitaminine dönüştükten sonra ve diğer karotenoidlerden yani renk veren maddelerden olan lutein ve zeaksantin ile birlikte göz sağlığını korur ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu yavaşlatır. E coli(kusma, karın ağrısı, ishale neden olan) bakterisine karşı koruyucudur. Kalbi koruyan, kalp rahatsızlığı riskini azaltan, DNA sentezi ve onarımı için önemli bir vitamin olan Folik asit(B9) maydanozda bol miktarda bulunmaktadır. Demir minerali ise kana oksijen taşınmasında rol oynamaktadır.Maydanoz sadece vitamin ve mineral sağlamakla kalmaz, aynı zamanda bitkiye tat ve renk veren fenolik maddelerde sağlar. Bu maddeler fenolik asitler ve flavonoidleri içerirler. Fenolik maddeler mikrop öldürücü, iltihap engelleyici, antioksidan etkiye sahiptir. Maydanozdaki flavonoidler; apigenin, luteolin ve kuersetindir. Apigenin ve luteolin bağışıklık sağlar, iltihaplanmayı önler, DNA bozulmasını ve dolayısıyla kanser hücrelerinin gelişmesini engeller, böbrek dokusunun korunmasına yardımcı olur.

Apigenin aynı zamanda kan şekeri seviyesini düşürür ve insülin salgısını artırır, kandaki glikoz metabolizmasını iyileştirir. Bir anlamda diyabet için tamamlayıcı tedavi sağlar. Maydanoz özütü; pankreas beta hücrelerini hasardan korumaya yardımcı olur, sinir hücrelerini koruyarak Alzheimer gibi hastalıkların önlenmesine yarar sağlar ve tansiyonu düşürerek kan dolaşımını iyileştirir. Kuersetin ise doğal bir alerji engelleyici olup, bağırsak bağışıklığını korumaktadır. Diğer bir flavonoid olan mirisetin ve apiol uçucu yağları, vücuttan fazla su ve tuzun atılımını teşvik ederken, karaciğerdeki enzimlerin verimliliğini artırarak vücudun doğal detoksuna yardım eder, karaciğer sağlığını korur. Bakteri ve mantar gelişimini engelleyerek Candidaalbicansa karşı mantar öldürücü aktivite göstermektedir. Bu maddelerle maydanoz idrar üretimini teşvik eder, idrara çıkma sıklığını artırıp, vücuttan toksinleri attırır ve idrar yolu enfeksiyonunu azaltır, aynı zamanda böbreklerdeki potasyum emilimini artırır, sodyum ve su alımına yardım eder. İçerdiği bazı bileşikler, gıda kaynaklı hastalıkları önlemek için de kullanılır. Bitkisel östrojenler içerdiği için menopozdaki kadınlar için faydalı bir gıdaolan maydanoz, içerdiği polifenollerle,mide mukus salgısını artırarak mide asidine ve zararlı maddelere karşı koruyucu bariyer sağlar, mide ülseri oluşumunun engellenmesine de fayda sağlar.

Sonuç olarak maydanoz kanı güçlendirmek, zenginleştirmek, vücudun su dengesini düzenlemek, toksinlerin atılmasını sağlamak gibi faydalar sağlayan doğal tedavi edici bir gıdadır. Bu yeşil yapraklı gıdayı diyete ilave etmek sağlığa önemli katkılar sağlayacaktır. Maydanoz tüketimi, kullanan her kişide farklı tepkiler verebilmektedir. Yeterli miktarda tüketilince faydalı olmasına karşın, aşırı tüketiminde su kaybına neden olur, kan sulandırıcı ilaç kullananlara ve hamilelere zarar verir Ucuz olduğu mevsimlerde bol miktarda alınıp, kurutulduktan sonra da kullanılabilmektedir. Kurutulmuş maydanozun antioksidan etkisi tazesinden daha yüksektir.