Günümüzde yasa, yasama ve yürütme hemen hemen tüm dünyada siyasi partiler yoluyla kullanılmaktadır.

Siyasi partilerin ilk hedefi iktidarı ele geçirmektir yani ülkeyi yönetmektir.

Bunun için elinde bir programı olmalıdır.

İktidara geldikleri ülkeyi nasıl yöneteceklerine dair, sözler parti programında açık olarak yazılı olmalıdır ki, seçmenler ona göre oy verip partiyi iktidara getirsin.

Tabii burada dikkat edilmesi gereken,

Parti programları, ülkenin ve dünyanın içinde bulunduğu şartlardan etkilenilerek yazılır. Yani ülkenin ve dünyanın içinde bulunduğu ekonomik-sosyal, siyasi duruma göre yazılmak durumundadır. Yani hiçbir zaman gerçekleşmeyecek bir durumu parti programına da yazamazsınız. Yazsanız bile zaten kimse inanmaz.

Yeni Parti halkın umudu olarak halk tarafından kısa sürede kuruldu. Tüm Türkiye’de örgütlendi, parti tüzüğünü ve parti programını hazırlayıp, parti örgütlerine ve kamuoyuna sundu.

Genelde parti programları soyut kavramlar üzerinden yazılır. Somut kavramlar genelde seçim beyannamelerinde ayrıntılı olarak yazılır.

Yeni Parti’nin programına baktığımızda; değişim çağrısıyla birlikte,

Çok güçlü ve somut bir ifade gözümüze çarpıyor.

Yeni Parti, “Bu kara düzeni değiştireceğiz” diyor.

Neden değiştirecek?

“Türkiye kadim tarihi ve gelecek potansiyeli ile güçlü ve büyük bir ülkedir. Bu ülkenin toprağı bereketli, insanı çalışkan, gençleri yetenekli, kadınları güçlü, girişimcileri cesurdur. Türkiye’nin geçmişten gelen büyük bir devlet birikimi, Cumhuriyet’le kazanılmış güçlü kurumları ve geleceğini değiştirebilecek muazzam bir toplumsal enerjisi vardır.

Ancak bugün bu büyük ülkenin imkânları, vatandaşları için refaha, güvenceye, güvenliğe ve umuda dönüşmemektedir”.

“Bu kara düzeni değiştireceğiz.”

“Bir tarafta ülkenin zenginliğini, devletin imkânlarını ve siyasal gücü kendi elinde toplayan küçük bir azınlık vardır.

Diğer tarafta alın teriyle yaşayan, çalışan, üreten; ancak emeğinin ve ürettiğinin karşılığını alamayan milyonlar bulunmaktadır.

Bir tarafta ayrıcalıklarla büyüyenler, kuralsızlıktan güç alanlar ve hesap vermeden yönetenler; diğer tarafta ay sonunu getirmeye çalışan işçiler, memurlar, çiftçiler, esnaf, emekliler, gençler, kadınlar ve çocuklarının geleceğinden kaygı duyan aileler vardır.

Bu düzen kendiliğinden değişmeyecek. Biz değiştireceğiz”.

“Bu kara düzeni değiştireceğiz.”

“Bugün Türkiye’de asıl mücadele, ülkenin zenginliğini ve devletin gücünü elinde tutan bir avuç insanla, emeğiyle bu memleketi ayakta tutan on milyonlar arasındadır.

Memleketin zenginliği, devletin imkânları ve siyasal güç giderek daha küçük bir çevrenin elinde toplanmaktadır. Bir avuç insan ayrıcalıklarla büyürken milyonlar hayat pahalılığı, güvencesizlik ve gelecek kaygısıyla yaşamaktadır.

Çalışanlar emeklerinin karşılığını alamamakta, emekliler geçinememekte, çiftçiler toprağından uzaklaşmakta, esnaf ayakta kalmakta zorlanmaktadır.

Gençler kendi ülkelerinde bir gelecek kurabileceklerine olan inançlarını kaybetmekte, kadınlar eşitsizlik ve şiddet karşısında korunmamaktadır.

Şiddet sokaklardan okullara taşmaktadır.”

“Bu kara düzeni değiştireceğiz.”

-sürecek-