Eski Devlet Hastanesi arazisine ilişkin tartışmalar, ilk bakışta bir görüş ayrılığı gibi görünse de aslında Eskişehir’in ortak bir ihtiyacına işaret ediyor: Bu bölgeye güçlü bir sağlık yatırımı kazandırmak.
AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile yaptığı görüşme sonrası ortaya koyduğu yaklaşımda, şehrin ihtiyaçlarını Ankara’ya taşıma iradesi açıkça görülüyor.
Üstelik Albayrak’ın daha önce de farklı konularda diyaloga açık bir tutum sergilediğini biliyoruz.
Sürece ilişkin değerlendirmelerini sorduğum Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt iseyerel yönetimlerin de bu tür kritik başlıklarda sürece dahil edilmesinin önemine dikkat çekiyor.
Bu da aslında karşı çıkmaktan çok, birlikte hareket etme çağrısı olarak okunmalı.
Eskişehir’in yakın geçmişinde bunun başarılı örnekleri de var.
Kurtuluş Kapalı Pazar Yeri sürecinde, Odunpazarı Belediyesi ile Büyükşehir Belediyesi’nin birlikte hareket ettiği model, ortaya somut bir başarı koymuştu.
O süreçte kazanan ne bir kurum oldu ne de bir siyasi anlayış… Kazanan doğrudan Eskişehir oldu.
Bugün de benzer bir tablo neden oluşmasın?
Sağlık gibi herkesin ortak ihtiyacı olan bir konuda, merkezi idarenin gücü ile yerel yönetimlerbir araya geldiğinde çok daha güçlü bir sonuç çıkacağı açık.
Üstelik tarafların diyaloga kapalı olmadığı bir ortamda, bu birlikteliği kurmak zor değil.
Belki de bu süreci bir tartışma olarak değil, yeni bir iş birliği fırsatı olarak görmek gerekiyor.
Çünkü Eskişehir, birlikte hareket edildiğinde kazanan bir şehir.
Eskişehir bu tartışmaları aşmalı.
Eskişehir, Türkiye’de yerel yönetim kültürünün en gelişmiş olduğu şehirlerden biri olarak gösterilir.
Bu algı boşuna oluşmadı. Yıllardır süren bir belediyecilik geleneği, katılımcı yönetim anlayışı ve güçlü bir kent hafızası var.
Ancak son dönemde yaşanan bu tür gelişmeler, o kültürün aşınma riski taşıdığını gösteriyor.
Bir arsanın ne olacağından daha önemli bir soru var aslında:
Bu şehirde kararlar kimlerle birlikte alınacak?
Eğer cevap “herkesle” değilse, o zaman ortada bir eksiklik var demektir.
Çünkü şehirler sadece planlarla değil, uzlaşmayla yönetilir.
HAYVAN BAKIM KOMPLEKSİ: SOSYAL BELEDİYECİLİĞİN SOMUT HALİ
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin hayata geçirdiği hayvan bakım kompleksi ise, kentin sosyal belediyecilik vizyonunun önemli örneklerinden biri.
Açılışın ardından Ayşe Başkan ile röportaj yapma şansımız oldu.
Başkan herhangi bir belediye projesini anlattığından çok daha heyecanlı ve umutluydu…
Çünkü sokak hayvanları meselesinin çözümü çok zor bir mesele olduğunu iyi biliyor ve kanayan bir yaraya merhem olmanın ne kadar kıymetli olduğunun bilincinde.
Rehabilitasyon merkezi, mama üretim tesisi ve doğal yaşam alanlarıyla birlikte çok yönlü bir sistem.
Özellikle atıkların mamaya dönüştürülmesi modeli, hem çevresel hem ekonomik açıdan dikkat çekici.
Belediyecilikte sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, zorunluluk.
Eskişehir’in bu konuda attığı adımlar, diğer şehirlere de örnek olabilecek nitelikte.
Ama belki de en kritik vurgu şu:
Sahiplenme.
Çünkü ne kadar yatırım yapılırsa yapılsın, toplumun desteği olmadan kalıcı çözüm üretmek mümkün değil.
“2026 ESKİŞEHİR YILI”: ŞEHRE YAYILAN BİR HAREKETLİLİK
Bir diğer önemli başlık ise “2026 Eskişehir Yılı” kapsamında yürütülen çalışmalar.
Her ayın 26’sında düzenlenen etkinlikler, indirim günleri ve sosyal destek projeleri şehirde hissedilir bir hareketlilik oluşturmuş durumda. Bugün Odunpazarı’nda gerçekleştirilen Kalabak Su dağıtımı da bu dayanışma zincirinin bir parçası.
Daha önce Tepebaşı’nda yapılan uygulamanın devam ettirilmesi ve yıl boyunca sürdürülecek olması, projenin geçici değil, planlı bir sosyal destek modeli olduğunu gösteriyor.
Bu tür çalışmaların en önemli yanı ise sadece ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir bağ kurması. Muhtarlar aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaşılması, yerel dayanışmayı güçlendiren bir detay.
KISSADAN HİSSE
Eskişehir’de son günlerde yaşanan gelişmeler bize şunu bir kez daha hatırlatıyor:
Bu şehirde farklı görüşler olabilir ama ortak payda hiç değişmez; Eskişehir’in kazancı.
Sağlık yatırımı tartışmalarında da sosyal projelerde de dayanışma adımlarında da görüyoruz ki; niyetler ortak, yöntemler farklı olabiliyor.
İşte tam bu noktada devreye diyalog giriyor.
Geçmişte birlikte hareket edildiğinde ortaya çıkan güzel örnekler var. Bugün de aynı irade ortaya konulursa, tartışmalar yerini iş birliğine bırakabilir.
Çünkü Eskişehir’in bir avantajı var:
Diyalog kurulduğunda, kimse kaybetmez.
Kazanan her zaman Eskişehir olur.