Türkiye’deki eğitim sisteminde önemli bir konu olan “emekliliği gelen öğretmenlerin göreve devam etme” durumu, güncel verilerle tekrar gündeme geldi.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde emeklilik hakkını elde etmiş olmasına rağmen, 125 bin 724 öğretmenin halen aktif olarak görevini sürdürdüğü belirtildi. Bu durumdaki öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu emekli olmayı düşünmüyor.
MAAŞLAR YARIYA DÜŞÜYOR!..
Öğretmenlerin emekli olmayı tercih etmemesinin ana nedeni, görevdeyken alınan maaş ile emeklilik maaşı arasındaki farkın çok fazla olmasıdır.
Verilere göre, emekli olan bir öğretmenin aylık geliri, çalışırken aldığı ücretin yaklaşık %45’ine kadar geriliyor. Bu durum, yaşam standartlarını koruyabilmeyi düşünen öğretmenlerin emeklilik kararını ertelemelerine neden oluyor.
Mevcut iktidar döneminde emekli olacaklaratarihin en düşük memur ve öğretmen emeklilik oranı uygulanıyor.
Öğretmenlerin çalışırken aldıkları, ek ders ücretleri, uzman ve başöğretmenlik tazminatları gibi ilave ödemelerin emekliliğe esas kazanca dahil edilmemesi emekli maaş ve ikramiyelerinde önemli maddi kayıplara yol açıyor.
GENÇ NESİLLER VE İSTİHDAM…
Emeklilik hakkını kazandığı halde emekliliği düşünmeyen öğretmenlerimizin emekli olması durumunda genç öğretmenlere istihdam olanağı doğacaktır.
Öğretmenlerimizin emeklilik koşulları iyileştirilmiş olsa, yıllarca Türk eğitimine hizmet etmiş bu öğretmenlerimiz yaşamlarının son deminde huzur ve rahatlıkla emeklilik yaşamına devam edebilecekler. Ancak; Bakanlığa bağlı devlet okullarındaki kamu emekçilerinin aldıkları ücret için“kamudan fonlandırılma” ifadelerini kullanan bir anlayışın öğretmenlerin emeklilik hakları ile ilgili bir düzenlemenin yanından bile geçmesi düşünülmüyor.
SAYILAR VE GERÇEK DURUM!..
2025 yılında MEB bünyesinde 7.369 öğretmen emekli olmuş, istifa ve vefatlarla toplam ayrılan sayısı 9.127’ye ulaşmıştır.
Milli Eğitim Bakanlığı’nda (MEB) öğretmen açığı 100 bine yaklaşmış durumda. MEB, çalıştırdığı 100 bine yakın ücretli öğretmenle bu açığı kapatmaya çalışıyor.
Fakültelerden mezun olup atanamayan öğretmen sayısı 500 bini geçti.Atanamayan öğretmen krizi her geçen gün derinleşiyor.
Önümüzdeki yıl için 10 bin öğretmen ataması yapılacağı açıklandı.Öğretmen atamaları artık KPSS ile yapılmıyor.Milli Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı’nı (MEB-AGS) kazanarak Milli Eğitim Akademisi’nde hazırlık eğitimi almaya hak kazanan öğretmen adayları asgari ücret karşılığında “yeniden eğitilmek üzere (!)”uzun süreli hazırlık eğitimine alınacaklar.
Hazırlık eğitimi 13 Nisan’da başlayacak.Bu durumda yeni öğretmen atamalarının önümüzdeki öğretim yılı başına yetişmesi oldukça zor görünüyor.
MUTLU DEĞİLLER…
Bir zamanlar toplumun en saygı duyulan figürlerinden biri olan öğretmenlerin,bugün toplumsal rolleri sorgulanıyor.
Ne yazık ki “öğretmenlik” kavramı,artık sadece bir mesleğin görev tanımıyla değil; üzerindeki yüklerle,kısıtlamalarla,siyasi dayatmalarla hatta can güvenliği sorunlarıyla birlikte anılıyor. Bu durum, öğretmenlik mesleğinin itibarı üzerinde ciddi bir içsel kırılma yaratıyor.İşte işin en üzücü ve kaygı verici tarafı da burada başlıyor;
Eğitim emekçilerinin önemli bir bölümünün,emekli olmayarak göreve devam etmek zorundaolduklarını vurgularken; keşkeçalışanların damevcut koşullarından mutlu olduklarını söyleyebilseydik.