Kapitalizm, her döneminde üretici güçler arasındaki tercihini egemen aktörden yana kullanır. Egemen aktör olmada ana değişkense sermaye sahipliği.
Günümüz toplumunda sermayeye sahip olmak, yalnızca üretici faaliyetlerle ilgilenmekten geçmiyor. İnternet teknolojisinin gelişmesine bağlı olarak kurulan dijital platformlar, büyük sermaye birikimine erişmiş durumda.
Dünyada ve Türkiye’de birçok alışveriş platformu var.
Dijital platformlar, üretken olmayan faaliyetler vesilesiyle gücüne güç katıyor. Sınai üretim veya yatırım yaparak risk almak yerine, sahip oldukları pazarlama gücünü kullanarak her geçen gün cirolarını katlamaya devam ediyorlar.
Küçük girişimcilerin yüz yıllardır hayalini kurduğu sermaye seviyesine, sahip oldukları dijital olanaklar sayesinde daha kolay ulaşabiliyorlar. Sistemin tüm bu sonuçlarına karşı duran bir dünya görüşünden hareketle, üretici güçlerin platform kapitalizmi karşısında korunması gerektiğini savunuyorum. Kurye emekçilerinin, esnaf kurye modeliyle daha fazla sömürülmesi konusunda yaptığım çalışmalar da karşı duruşumu gösteren somut örnekler arasında yer alıyor.
Devletin ekonomide serbest bıraktığı platformların, emeğimizi daha fazla sömürmesi karşısında bireysel olarak da mücadelemi olabildiğince sürdürüyorum. Örneğin, mağazasına erişebildiğim ürünleri online satın almak yerine doğrudan mağazadan satın alıyorum. Bu,hem bireysel tüketici için ekonomik hem de toplumsal sorumluluğu gözeten bir karar.
Ancak ne yazık ki gösterdiğimiz bu tür hassasiyetleri, karşımızdaki esnaf gözardı edebiliyor. Aslında ahlaki ekonomiyle bağdaşmayan bir platform kapitalizmine karşı onları korurken, esnafın tüketiciyi mağdur edici davranışlar sergilemesi gerçekten çok ironik.
Bunun bir örneğini geçtiğimiz hafta yaşadım. Yeğenime bayram hediyesi olarak bir teleskop almak istedim. Platformda satış yapan mağazayı internette araştırarak doğrudan kendilerine ulaştım. Ödemeyi yaptım ve ürünün tarafıma kargolanmasını bekledim. Ancak ne yazık ki bayramda yeğenimin karşısına eli boş çıktığım gibi söz konusu ödeme nedeniyle nakit mevcudum da azalmıştı.
Satıcıya ulaşmakta bir sorun yaşamıyorum. Fakat, her ne hikmetse dünyanın bütün aksaklıkları söz konusu satıcının başına geldiği için ne ürüne erişebildim ne de ödediğim meblağa…
Son tahlilde söz bu satıcı er ya da geç hakkımı gönderecek. Ancak sormak istediğim esas mesele şu: platform kapitalizminin tüm dayatmacı hegemonya araçlarına karşı, ekonomik ve sosyal açıdan ona bağlı durumda olan esnafı koruma yönündeki davranışı nasıl açıklamak lazım? Kendimizi esnaftan mı koruyalım dijital platformlardan mı? Platformdan kaçarken esnafa yakalanmak hangi kavramla açıklanır?
Cevaplamak biraz zaman alacak, ancak Türkiye’de her şeye rağmen yargının tüketiciyi koruyacağına da inanıyorum.