Haberler şöyle:
'Sosyal medyada terör yanlısı paylaşımlarda bulunduğu belirlenen 3 bin 861 kişi gözaltına alındı. Cumhuriyet Savcılıklarında gözaltı talimatı bekleyen 17 bin 862 dosyanın bulunduğu, 47 bin 24 sosyal paylaşım hesabının da kullanıcısının tespiti için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.'
***
Yani?
Yani takip ediliyoruz.
Ulusal güvenlik içinse...
Ziyanı yok.
Ergenekon dinlemeleri sırasında, muhabirlerin sorusuna ne demişti Devlet Bahçeli?
'Sayın Bahçeli, sizi de dinlediklerini düşünüyor musunuz?'
'Keşke dinleseler, hiç değilse sesimiz duyulur!'
Gerçi son zamanlarda seslerini duymayan kalmadı.
Seslerinin duyulmasından da öteye geçtiler...
Kendi partisine de bakanlık verileceği iddiaları üzerine,
'Karanlıkta göz kırptılarsa haberimiz yok!' dedi.
Hayli hoş...
Hayli iç gıcıklayıcı bir cilveleşme.
Neyse, yine de biz şimdi bunu karıştırmayalım.
***
Zaten zaman da öyle ses duyurulacak zaman değil.
'Takip etsinler, sosyal medyada paylaştığımız, kimsenin okumadığı yazılarımızı hiç değilse polis okumuş olur,' diye, espriyle yaklaşamayız olaya.
Durum hayli ciddi.
Söz konusu olan ulusal güvenlik.
Dinlemelerin, takiplerin; terör saldırılarını, terör propagandalarını önleme amaçlı olduğuna inanıyoruz ki...
Bizim öyle bir paylaşımımız da olamaz zaten.
***
Yine de bizim Kurt Müdür Özcan Türkmen tedbirini aldı. Ne de olsa yasa, yönetmelik uzmanıdır…
Sosyal medya hesabına yazdı:
'Herkes bilir ki ben vatanını, milletini, bayrağını seven biriyim. Sosyal medyada adıma açılacak sahte hesaplardan, benim ağzımla terör propagandası yapılabilir. Bilin ki o ben değilim. Ben de ben değilim zaten. Bir ben var benden içre.'
***
Haksız da değil bizim müdür.
Sosyal medya bu kadar çetrefilli bir hale gelmişken...
Ya sahte hesap açılmışsa adına?
Ya haberi olmadan terör propagandası yapma amaçlı bir gruba eklenmişse?
Terör içerikli bir gönderide etiketlenmişse?
Ya çok iyi bir sosyal medya kullanıcısı değilse, farkında olmadan, rasgele bir takım eylemler yapıyorsa?
Cin fikirli, mizah zekası olan üniversiteli genç bir kız şöyle demişti:
'Bizim dedeye Face hesabı açtım; sen misin açan, yüzlerce yarı çıplak kadın arkadaşı! Dede kim bunlar, dedim; ben ne yaptığımı biliyor muyum ki, diyor.'
***
Mesela bir beğenme modası var. Herkes her şeyi beğeniyor.
'Anamı kaybettim. Cenazesi öğlen namazını müteakip...'
Küfreder gibi bir baş parmak işareti !..
Bir de ifade bırakma var.
Kalp sembolü... Öpücük... Göz kırpma!..
***
Bizim köyde de insanlar kahvede beğenmeye göre selamlaşıyormuş artık.
'Hacı emmi, anamın inek sağışını beğenmişsin, sağol. Allah razı olsun. Benden bi kahve iç.'
'Sen de sağ ol evlat, ben ananı genç kızlığından beri beğenirim! Çok istemiştim de deden vermemişti.'
'Hele göz kırpman ondan mıydı? Kalp de koymuşsun yanına.'
***
Gel de çık şimdi sen bu işin içinden.
Binlerle ifade ediliyor sosyal medya takibinden sorgulananların sayısı.
Umarım bu işin sonu George Orwell'ın 'Bin Dokuz Yüz Seksen Dört' romanına dönmez.