Daha önce söylemiştim bunu size.

'Ah Şu Kadınlar'ın Dan Greenburg'un romanı olduğunu.

Hemen yazayım ki benim biraz sonra yazacağım yazının, Dan Greenburg'un 'Ah Şu Kadınlar' romanıyla bir ilgisi yok.

Sadece isim benzerliği.

Vüs'at O. Bener'in 'Palto' adlı öyküsünün de Gogol'un ünlü 'Palto'suyla bir ilgisi yok.

***

Greennburg'un bu romanının yirmi altı yıl önce, 1990'da 'Altın Kitaplar' yayınevinden çıktığını da söylemiş miydim?

Söylemiştim.

Kitabın orijinal adının, What Do Women Want olduğunu da söylemiş miydim?

Sanırım bunu söylememiştim.

Kitabın orijinal adı What Do Women Want.

Fatoş Dilber, 'Ah Şu Kadınlar' diye çevirmişti.

Kitap, Lance Larner'in, karısını aldatmaya çalışırken başına gelenleri anlatıyordu.

Daha doğrusu, karısının kendini aldattığından kuşkulanıyordu,Larner.

Bunun üzerineo da karısını aldatmayı ve böylece ondan intikam almayı aklına koyuyordu.

Ne var ki başına gelmedik kalmıyordu.

Kalkıştığı bu aptalca macera sonunda kadınları hiç tanımadığını anlıyordu.

***

Görüyorsunuz ya işte, benim yazacağım yazıyla hiçbir ilgisi yok bu romanın.

Biraz garip bir durum oldu şimdi bu.

Ne yazacağımı bilmiyorsunuz ki henüz.

Hani akıl hastanesinde hastalardan biri bir şeyler yazıyormuş.

Doktor,'Ne yazıyorsun?' diye sormuş.

Hasta,'Mektup yazıyorum,' demiş.

Doktor, 'Kime?'diye sorunca,

'Kendime,' demiş hasta.

'Peki, ne yazıyor mektupta?' diye sormuş Doktor.

'Doktor deli misin sen!' demiş hasta, 'daha almadım ki mektubu.'

***

Her neyse.

İyi takıldık Dan Greenburg'un romanına.

Adeta saplanıp kaldık.

Kendimi bir süre kitaplardan uzak tutsam, daha az okusam iyi olacak…

***

Diyecektim ki, ah şu kadınlar!

İyidirler hoşturlar, çiçektirler böcektirler ama kafaları biraz farklı çalışır.

Olaylara, durumlara bakış açıları farklıdır.

***

Adam, yurt dışına çalışmaya gidiyor.

Karısına yazdığı mektupta,

'Buradaki kadınlarda hiç utanma kalmamış. Yüz dolara yatmayacakları erkek yok,' diyor.

Kadın, kocasına hemen cevap yazıyor:

'Sakın onlara elli dolardan fazla verme.'

***

Cemil Kavukçu'nun bir öyküsüydü.

Adam karısıyla tartışınca evi terk edip yazlığa gidiyor.

Oradan karısına telefon ediyor.

'İntihar edeceğim,' diyor. 'Silahı başıma dayadım, kendimi vuracağım.'

Kadın çığlık çığlığa bağırıyor,

'Sakın yapma, o halıyı yeni almıştım!'

***

Ah şu kadınlar!

Evleriyle evlidirler; halısı, perdesi, koltuk takımı…

Alışveriş manyağıdırlar; adeta kalpleri AVM'lerde atar.

Alışveriş çılgınlıklarının değişmez savunusu,

'İndirimden yarı fiyatına aldım,' sözüdür.

***

Benimki küçük bir takılma.

Elbette kadınlar çiçektir, böcektir!

Onlar, 'yeryüzü Tanrıçaları'dırlar.

Hiçbiri incitilmeyi dahi hak etmez.