Titanik, James Cameron'un filmi.
Cameron, filmin yönetmeni, yapımcısı, senaristi…
Film, 1997 yapımı.
Başrollerinde; Leonardo DiCaprio ve Kate Winslet oynamıştı.
***
Yirmili yaşlarımızdaydık, film gösterime girdiğinde.
Otuzumuza da yakındık hani. Doğruya doğru!
Yaşımız nedeniyle mi bilmiyorum ama öyle etkilemişti ki film bizi…
Sadece bizi mi etkilemişti?
Tüm dünyayı etkilemişti.
Gösterime girer girmez gişe rekorları kırmaya başlamıştı.
İki milyar doların üzerinde gişe hasılatı yaparak rekor kırmıştı.
On dört dalda Akademi Ödülü'ne aday gösterilmiş ve on bir dalda ödül almıştı.
***
İnsanları bu kadar etkileyen neydi peki?
Aşk mı?
On yedi yaşındaki, birinci sınıf yolcusu Rose (Kate Winslet) ile Jack'in (Leonardo DiCaprio) aşkı mıydı insanları bu kadar etkileyen?
Rose zengin, birinci sınıf yolcu.
Jack sıradan biri.
Üçüncü sınıf yolcu…
Resim yapıyor, kafasına göre takılıyor.
İşsiz güçsüz takımından, serserinin teki…
Zenginler için yapılmış olan o görkemli gemide, Titanik'te bulunması ise tamamen şans.
Bu sınıf çatışması mıydı insanları bu kadar etkileyen?
Zengin fakir çatışması…
Sınıf ayrımı…
***
O yıllarda, filmi izleyen milyonlarca insanı neyin etkilediğini bilmiyorum ama…
Beni etkileyen, Rose'un otuz yaşındaki zengin nişanlısı Caledon 'Call' Hockley'in çevirdiği entrikalardı.
Gemi batarken, gemiden filikalara bindirilip ilk kurtarılacak olanlar kadınlar ve çocuklardı.
Zengin Call, ne kadındı ne de çocuk.
Para karşılığı yaptığı gizli anlaşma da suya düşmüştü. Tam filikaya bineceği sırada, mürettebattan eli silahlı bir görevli;
'Hayır, sadece kadınlar ve çocuklar!' demişti ona.
Bunun üzerine Call, ağlayarak ortalıkta dolaşan, o karmaşada annesini kaybetmiş bir çocuğu kucağına alıp;
'Çocuğum var, filikada yer açın,' diye başkasının çocuğuyla filikaya binip canını kurtarmıştı, nişanlısı Rose'u da batmak üzere olan gemide bırakarak.
Beni en çok etkileyen, filmin bu sahnesiydi.
İnsanın ne kadar bencil olabileceğiydi, beni etkileyen.
***
Covid-19 aşı sırasında öncelik sağlık çalışanlarınındı, haklı olarak.
Bu arada, vatandaş sıranın kendisine gelmesini bekleyedursun evinde, bazı siyasiler de öncelik, sıra falan gözetmeden aşılandı.
Sağlık çalışanı olmamasına rağmen aşı yaptıran bir avukat da,
'Sağlık çalışanı değilim ama sağlık kuruluşlarının avukatlığını yapıyorum,' diye kendini savundu.
Avukatın bu enteresan savunması…
Sonra siyasilerin bu davranışı; batan Titanik'te, 'çocuğum var, filikada bana da yer açın,' diyen Call'ın bencilliğini anımsattı bana.
İnsanlar ne kadar da bencil olabiliyorlar!